Günler çok çabuk geçiyor. Aynı günler gibi insanlarda insanların hayatından çok çabuk geçiyor. Paylaşılan şey bitince herkes kendi yoluna yöneliyor. Girdiği yeni yolda karşısına yeni insanlar çıkıyor.
Biz insanların çok değişik bir yaratılışı var. Çoğu zaman birbirimizin hayatına nasıl girdiğimizin, ne yönde değiştirdiğimizin farkında olmuyoruz. Umrumuzda olan sadece bu olanlardan ne şekilde etkilendiğimiz. Kendimiz nasıl etkileniyorsak yaşamımızı da bu şekilde biçimlendiriyoruz. Hepimiz kendi hayatımızı yaşıyoruz. Bazılarımız bunun farkında değiliz, bazılarımız bunun farkındayız. Fakat hayat hepimizi belli bir kalıba sokmaya, kendi hayatımızı yaşamamıza engel olmaya çalışıyor. Bizi özgür kılmıyor. Bunu yapan ise çevremiz ve yıkılamayan tabularımız. Bunlardan sıyrıldığımız zamanlarda yaşadığımızı, nefes aldığımızı, hayatı hissediyoruz.
İnsanların hayatında her türlü duygu meydana geliyor. Bu hissettiğimiz, yaşadığımız duygularda diğer insanlardan etkilenmemizin rolü büyük ama asıl bizim bakış açımız her şeyi etkileyen. Mutlu oluyoruz, mutsuz oluyoruz, bazen de kendimizi kandırıyoruz. Kendimize yalan söylüyoruz çünkü doğrular insanın canını çok acıtıyor. Bu yüzden kendi kendimizden kaçtığımız, kendi kendimizi kandırdığımız oluyor. Olaylardan kaçıp mutluluk oyunu oynamaya çalışıyoruz.
İster istemez önceden hayatımızda yaşadığımız olumsuzlukların önümüzdeki güzellikleri engellemesine izin verdiğimiz zamanlar oluyor. Ama insanız sonuçta, söz konusu yaşanmışlıklar ve bu yaşanmışlıkların açtığı yaralar olunca mantık devre dışı kalıyor.Düşününce kendimize kızdığımız şeyleri, kimi zaman farkında olarak, kimi zaman farkında olmadan yapıyoruz.
Hissettiklerimize söz geçiremiyoruz çünkü bizi mutluluktan yüceltende, acıdan yerin dibine sokanda onlar. Bundan dolayı, her seferinde hissettiklerimize güveniyoruz. Bu güvenin sonuçları hiçbir zaman belli değil. Hayal kırıklığına uğrayabileceğimiz ihtimalini bilsek bile bir anlık cesaretle, hissettiğini yapmanın içini kaplayan derin huzuruyla her türlü sonuca katlanmayı göz önüne alıyoruz. Bunlardan emin olduğum için hayatımda bazen tarif edilemez acılar, sıkıntılar çekmeme sebep olsa da, sonunda beni en büyük mutluluğa ulaştıracağına dair inancım yüzümden, hayatımda vereceğim bütün kararları hissettiklerime göre vereceğim. En büyük güvencem onlar olacak ve de ne olursa olsun her zaman hissettirdiklerim verdirdiği kararların arkasında duracağım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder