7 Aralık 2009 Pazartesi

Roma I

Bir yıldan fazla oldu bu geziyi gerçekleştireli, daha önceden de yazmak istemiştim ama kısmet bugüneymiş. Geçen sene bizim evde toplanmışken şimdi hatırlamıyorum aramızdan biri hadi Roma'ya gidelim dedi. Hem Fransız Matthieu diye bir arkadaşımızında doğum günü vardı, bu durum açıkçası bahanemiz olmuştu. Gerçi amacı gezmek tozmak ve eğlenmek olan bir grup için en kolay aşama bahane bulma aşamasıydı. Tabi bir de bedava Cure konserinin olması bize cazip gelen bir diğer bahaneydi. 1 gün sonrası için sözleştik ve ertesi gün gezip tozma işini ucuza kapatmak için en klasik öğrenci taktiğini uyguladık. Marketten peynir, ekmek ve bilimum ucuz ve tok tutan malzemelerimizi aldık. Paraya en çok kıydığımız şey Vodka Melone denilen sihirli şeydi. Ruslar' ı bir kere daha saygıyla selamlıyorum. Vodka Melone sayesinde gece hem içimiz ısınacaktı hem de konser daha keyifli hale gelecekti. Neyse geceden sandviçler hazırlandı, Vodka Meloneler pet şişelere dolduruldu, çantaları son haline getirip hazırlıklar tamamlandı. Sabah istasyonda buluştuk, buradan otobüsle kampüse gidecektik, oradan Roma otobüsüne binecektik. Haftasonu olmasından dolayı İtalya'nın genelinde özellikle küçük şehirlerde hayat duruyor gibi diyebiliriz, bu yüzden kampüse giden sadece tek sefer vardı o da sabah erken saatteydi. Tabi biz son ana kadar o otobüsün kampüse gittiğini sanıyorduk. Otobüs bilmediğimiz yerlere sapınca noluyo, hayırdır tarzı tepkiler birkaç farklı dilde belirmeye başladı. Biz mutlu mesut,heyecanlı gençler şoföre sorduk o da gayet net bir şekilde bu otobüs kampüse gitmez dedi. Kısa bir şok geçirdikten sonra ve Roma otobüsünün kalkmasına 15 dakika kala şoför abimize yalvarmaya başladık. Otobüste bizden başka kimsenin olmamasından dolayı neyse ki abimizin direnci çabuk kırıldı, en sonunda tamam dedi. Bu sefer otobüse yetişme heyecanı içimizi kapladı, malum dakikalar ilerlemeye devam etmiş ve otobüse 10 dak. kalmıştı. Şoför abimiz çok rahat bir tavırla merak etmeyin burası İtalya ve otobüs minimum 45 dak. geç gelir. Hakikaten de öyleymiş. Bekledik ve en sonunda otobüsüme bindik. Güzel bir yolculuktan sonra Roma' ya vardık.
Roma' da ilk durağımız Colosseum' du. Dışarıdan ilk gördüğümde hakikaten büyülendiğim bir yapıyla karşılaştım. Girişte upuzun bir kuyruk vardı. Daha önce filmlerde gördüğüm bir sahne zihnimde tekrardan canlanmıştı. Sonrasında giriş için sıra bize gelmişti. AB ülkelerine mensup ülkelerden arkadaşlarımız 7 euro' ya girerken , biz de öğrenci ve Avrupa ülkelerinin katılabileceği bir programa katılmış olsak bile paşa paşa 11 euro verdik. Olsun bu fırsat eşitsizliği durumuna takılarak günümüzü ziyan etmedik, zaten bu konuyu düşünecek, düşündüğümüz zamanlar oluyordu. Daha sonra içeri girdik ve devasa yer gerçekten büyüleyiciydi. İçimi garip bir his kaplamıştı. Hayal gücümün ve izlediğim filmlerin yardımıyla burada gerçekleşen sahneleri zihnimde canlandırmaya çalıştım. Sonuçta burası başta imparatoru olmak üzere, halkı eğlendirmek için gösterilerin (taklit deniz savaşlarının, hayvan avcılığı, infazların, meşhur savaşların, klasik mitolojiye dayanan dramaların) düzenlendiği daha sonra günümüze dünyanın 7 harikasından biri seçilen ve dünyanın en çok turist çeken yerlerinden biriydi. 2 saate yakın sürmüştü bu şaheseri gezmek Tabletlerde gerçekten çok etkileyiciydi.

Colosseum'dan çıktıktan sonra MS 4.yy'da yapılmış olan Konstantin Takı( Arch of Constantine) bizi bütün heybetiyle karşılıyordu. Burada biraz dinlendik, gerçi dinlenmek zorunda kaldık çünkü haliyle biraz acıkmıştık. Biz oturmuş yemeğimizi yerken, İtalyanlar başabakanları Berlusconi aleyhine düzenleyecekleri miting için son sürat hazırlıklarına devam ediyorlardı. Gerçekten çok büyük bir kalabalık vardı. İtalya' nın dört bir yanından bu mitinge katılmak için gelen, çoğunluğunu genç nüfusun oluşturduğu bir kitle vardı. Bizim dinlendiğimiz yerin yanında da küçük bir grup son hazırlıklarını tamamlıyordu. Biz artık dinlenmiş ve gerekli enerjiyi toplamıştık. Artık Colosseum'un yanındaki patika yolu takip ederek Palatino' ya doğru yürümeye başladık. Palatino Romalı yönetici ve kralların yaşadığı bölgeye verilen ad. Devlet binaları, hamamlar ve diğer kalıntıları görmek mümkün. Burası her şeye yakın olmasına rağmen, bir o kadar da diğer yerlerden bağımsız sessiz, sakin ve huzurlu bir yer. Bu yer için yorumu resimlere bırakacağım.







Bu güzel yeri gezdikten sonra oturup biraz dinlendik. Biz burayı gezerken miting başlamış, insanlar sloganlar atarak, şarkılar söyleyerek yürümeye devam ediyorlardı. Tam o sırada içimden, şimdi Ciao Bella' yı söyleseler ne güzel olurdu, dedim ki aradan saniyeler geçmeden o kalabalık Ciao Bella' yı söylemeye başladı; malesef biraz uzak olduğum için bu anı görüntülüyemedim ama herhalde bu anı hiçbir zaman unutmayacağım. İnsanları biraz daha izledikten sonra biraz daha oturduk, sohbet ettik ve hava yavaş yavaş kararmaya başlarken gezinin asıl eğlence ve macera dolu kısmına doğru yol almaya başladık. Bu bölümden bahsetmeyi Roma II başlığı altına bırakıyorum ve Roma I kısmını noktalıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder