13 Ocak 2010 Çarşamba

Odam ve Ben

Odamla ilgili yapmak istediğim br sürü şey var. Her şeyi değiştirmek istiyorum. Duvarlara bir sürü değişik şey asmak istiyorum, odama birçok şey eklemek istiyorum. Ama bir türlü bunları düşünceden uygulamaya geçiremiyorum. Bir yerde tıkanıyorum sürekli. Odam bomboş, dışarıdan gelen bir insan ilk gördüğünde bu odada yaşayan kişinin hayatı ne kadar boş dedirtecek cinsten. Odamı en baştan yaratmak istiyorum ama bunun için önce odada ki her şeyden kurtulmak istiyorum. Odama gireyim ve hiç birşey görmiyeyim istiyorum. Her şeyi fırlatıp atmak, hepsinden kurtulmak istiyorum. Hayatımda odam gibi. Bazen her şeyi çıkartmak istiyorum, sıfırdan başlamak ama olmayacağını biliyorum. Oysa küçük rötuşlarla yoluma devam etmekten başka şansım yok.  Odamın duvarlarına yazılar yazmak istiyorum ama benden başka kimse göremesin. Küçük küçük yazılar değil, büyük büyük, göze sokarmışçasına büyük. Ezberimi bozmak istiyorum. Koskocaman resimler çizmek istiyorum ama kafamdakini yansıtabileceğinden emin olamıyorum. Odama girdiğimde bambaşka bir dünyam olsun istiyorum. Ama bu dünya sadece kafamda değil, kapımdan içeri girdiğimde benim diyarıma girdiğimi hissettiren, benim diyarımdan parçalar görebileceğim, dokunabileceğim. Saçma sapan boyutta bir dolap, işe yaramaz bir  televizyon, gereksiz bir masa hiç mi hiç istemiyorum. Güzel bir kütüphane istiyorum. Kocaman, mümkünse bir duvar büyüklüğünde. Raflarını benim seçtiğim şeylerle doldurabileceğim. Tablolar oluşturacağım, beni mutlu edenlerden, gördükçe suratımda tebessüm oluşmasını sağlayan kişilerden meydana gelen. Hayatımında böyle olmasını isterdim, beni sadece mutlu edecek kişileri hayatıma sokmayı yeğlerdim. Beni huzursuz edecek kişilerin hayatıma girmesini engellemeyi dilerdim. Sevdiklerimi, sadece sevdiğim şeyleri hep bir arada tutmayı isterdim. Onların birbirleriyle anlaşabilmesini, birbirlerine saygı göstermesini sağlamayı dilerdim. Ama ne hayat bir oda ne de insanlar bir eşya. Odamdaki eşyalara ruhlarını ben veriyorum, adı üstünde benim onlar. Mahremimim bir parçası. Odamda sürpriz yok malesef. Odama girdiğim an neyin, nerede olacağını biliyorum. Ama dışarıda ne olacağını bilmiyorum. En çekici yanı bu dışarıdaki hayatın. Gönül ister ki, hep güzel sürprizler olsun ama hep güzel şeyler olmuyor işte. Kendimi buralara ait hissetmiyodum o yüzden odama düşündüklerimi uygulamak için gerekli enerjiyi sağlayamıyordum fakat bir süre daha buralardayım, artık istediklerimi uygulayabilecek vaktim var. Ama bazen düşünüyorum keşke biraz odamdan, biraz hayattan ortaya karışık bir şeyler yapabilsem diye..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder