12 Mart 2010 Cuma

Ayşecik


Seni çok seviyorum babaanneciğim, o gece o telefon konuşmasından sonra evet hüngür hüngür ağladım, gecenin karanlığında evin bir köşesinde, herkes uykuya dalmışken ben senin bu sonu belli yolda neler yaşayabileceğini gözümün önüne getirdim ve yıllar sonra akan gözyaşlarım içimi, yüreğimi yaktı.Sen kendini çok harap ettin babaanneciğim.. O masum yüzün, o zarif vücudun çok acılar çekti babaaneciğim ve buna rağmen senin kıymetini bilmeyenler oldu.. Sen ve dedem bana o zor senemde kol kanat gerdiniz ve beni sıcacık yuvanıza dahil ettiniz. Birbirimizden uzağız maalesef ve senin çok daha uzaklara gidecek olman gerçeği beni kahrediyor. Umutlu olmak isterdim, kendime yalan söyleyip kendimi kandırmayı fakat yapamıyorum, yapamam. Kendimi şu şekilde kandırıyorum, yolun sonunda genç yaşta kaybettiğin evladın var babaanneciğim. Benim 1 kere aile ortamım oldu o da sizinleydi canım babaanneciğim. Sen olmasan ben nasıl zayıflardım pamuk yanaklım benim.. Sana olan duygularımı anlatmakta kelimeler kifayetsiz kalıyor canım benim.. Beni bırakmamanı çok istiyorum ama herkes gibi sen de gidiyorsun.. N'olur gitme diye yalvarmak istiyorum ama bu senin elinde değil. En yakın zamanda geleceğim seni görmeye.. Bugüne kadar sana sımsıkı sarılıp, seni seviyorum demedim hiç, diyemedim.Bu sefer diyeceğim, büyük ihtimalle bunu derken gözyaşlarıma engel olamayacağım ama seni üzmemek için onları içime akıtacağım..Bugüne kadar demediysem bunları bu da benim öküzlüğüm ; bir türlü gerçekten ne hissettiğimi yansıtamıyorum .Özellikle sevdiklerime ve evet itiraf ediyorum ben sevmeyi bilmiyorum ama SENİ ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUM...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder