Evimin,şehrimin, ülkemin bende oluşturduğu enerji yavaş yavaş, kendini hissettirerek negatif eksene doğru kayıyor, maalesef.
Umut denilen şeyin, koskoca bir yalan olduğuna dair düşüncelerim su yüzüne çıkıyor, canımı acıtarak.
Evet, kuvvetle muhtemel yeni bir depresif kapının eşiğindeyim.
Bazı şeyler beni rahatsız ediyor ve beni rahatsız eden bu şeyler, kitlelerle alakalı.
Kitleler değişir mi? Zor.
İnsanlardan soğuyorum, çünkü insanların birbirine karşı olan saygısızlıkları, kıskançlıkları, sevgisizlikleri...
Beni bu canlı türüne karşı tiksinti duymaya itiyor.
Hep empati yapmaya çalışırım, ama bu tür insanların düşünce yapısının içine bir saniyeliğine bile girmek...
Beni korkutuyor ve ruhumu tahrip ediyor.
Başkasının hayatına, her türlü canlının yaşama hakkına saygı duymak, kendini düşünmeyi biraz olsun bırakıp,
medeni bir insan olmak bu kadar mı zor?
Anlayamadığım o kadar çok şey var ki ve bu aralar anladıklarımı anlatamayacak kadar yorgun, enerjisiz hissediyorum kendimi.
Ülke olarak her şeyimiz var ama bence olumlu enerjimiz yok.
Olan sınırlı enerjiyi ise, kendi kendimize tüketiyoruz sanki.
Yorulan, sıkılan, bıkan bireyler, bir süre sonra vazgeçiyor.
Herhangi bir doğruyu savunmuyorum, herkesin doğrusu kendine.
Benim düşüncelerim, doğrularım bunlar ve kendi doğrularımı yaşamak istiyorum.
Mutsuzluğum, umutsuzluğum, hüzünlü ruh halim bu yüzden, kendi doğrularımı yaşayamadığım için.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder