Ö: Bana güzel yalanlar söyle.
S: Yalanın güzeli mi olur?
Ö: İnsan çaresiz ve ümitsiz kalırsa gerçeklere değil, yalanlara ihtiyaç duyar.
O yalanların da güzel yalanlar olmasını tercih eder.
Kısa bir sessizlik oldu, S. ne diyeceğini bilemedi. Ö.'nün artık kulakları da eski neşesini kaybetmişti, vücudunun diğer bütün uzuvlarına uyum göstermişti. Radyoda ne çaldığını duymuyordu ama merak ediyordu. O sırada radyo da sevmediği tarzdan bir müzik çalıyordu...
Ö: Radyoda ne çalıyor ?
S: En sevdiğin şarkı, Edith Piaf' tan 'La Vie en Rose'.
Sevinmişti, bu şarkı O'nu gençliğine, gençliğinin güzelliklerine götürmüştü. Gitmeden son bir kez gençliğinin tatlı hayallerine uğramıştı. Hakikaten o şarkının çaldığını zannediyordu, gözlerini kapadı, şarkıya eşlik ediyordu. Bir daha gözlerini hiç açmadı ama gözlerini güzel kapamıştı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder